top of page
  • Arın Toker

Zengezur Koridoru: Güney Kafkasya’nın Düğümü Nasıl Çözülecek?

2020 yılında gerçekleşen Dağlık Karabağ Savaşı sonrasında Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya arasında yapılan üçlü anlaşmanın bildirisinde, Azerbaycan toprakları ile Nahçıvan arasında ulaşım hatlarının kara ve demiryolu olmak üzere açılması maddesi yer alıyor. Azerbaycan, bu maddeye dayanarak Zengezur Koridoru projesini gerçekleştirmeyi hedeflerken Türkiye, İran ve Rusya gibi hem nüfuz sahibi hem de bölge üzerinde politik ve ekonomik çıkarları olan ülkelerin, jeopolitik ve jeoekonomik açıdan önemsenen Güney Kafkasya’nın geleceğine dair pek çok farklı beklentileri bulunuyor.

Güney Kafkasya’nın geleceğinin şekilleneceği bu süreci iyi okumak adına Azerbaycan’ın Zengezur Koridoru projesini, Dağlık Karabağ siyasetinin sonucunda elde edeceği bir kazanım olarak değerlendirmek gerekir.

Dağlık Karabağ’da Ne Olmuştu?

1991’de Sovyetler Birliği’nin yıkılmasından itibaren başlayan etnik ve politik gerilimde iki büyük savaş yaşandı. Sovyetlerin yıkılışından 1994’e kadar süren Birinci Dağlık Karabağ Savaşı neticesinde Ermenistan destekli özerk bir Dağlık Karabağ Cumhuriyeti tesis edilerek bölgede ateşkes sağlandı. Ermeni nüfusunun çoğunlukta olduğu Dağlık Karabağ, Sovyetler Birliği zamanında çizilen sınırlara göre özerk bir statüye sahipti. Azerbaycan’ın 2020 yılında düzenlediği askeri operasyonla İkinci Dağlık Karabağ Savaşı başladı ve Dağlık Karabağ’ın ikinci büyük şehri olan Şuşa’nın ele geçirilmesiyle 9 Kasım 2020’de ateşkes yapıldı. Ateşkes hükümlerine göre bölgedeki Ermenistan yanlısı ayrılıkçı gruplar, uluslararası kamuoyu tarafından tanınmayan Ermenistan’a bağlı Dağlık Karabağ Cumhuriyetini lağvettiler. Böylelikle bölgede yaşayan yüz binlerce Ermeni, Ermenistan’a göç etmek durumunda kaldı.

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı Ilham Aliyev arasında, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in arabuluculuğuyla 9 Kasım 2020’de ateşkes anlaşması imzalandı. Azerbaycan’ın askeri ve diplomatik zaferiyle sonuçlanan savaştan sonra Güney Kafkasya’da yeni bir sayfanın açılacağı öngörülebilir. Savaşın bitmesinin ardından kartlar yeniden dağıtılıyor. Kartların nasıl dağıtılacağı, güç dengeleri ve bölgesel dinamikler nasıl etkileneceği ise ana merak konusu.


 

Zengezur Koridoru neden önemli?

7 Aralık 2023’te hem Bakü hem Erivan’dan yapılan ortak açıklamayla her iki devlet de barışın sağlanması ile egemenlik ve toprak bütünlüklerinin korunması üzerine uzlaşmacı bir yaklaşımı benimseyeceklerini ifade ettiler. Ermenistan, barış görüşmeleriyle hem Azerbaycan ile yaşadığı ihtilafı çözüme kavuşturmayı hem de Türkiye ile ilişkilerini normalleştirmeyi hedefliyor. 2009 yılında Türkiye-Ermenistan arasında başlayan normalleşme sürecinin Bakü-Erivan arasında kalıcı bir barış sağlanmadan devam etmesi mümkün gözükmüyor. Türkiye ve Ermenistan arasında sınırların açılması ve siyasi ve ekonomik ilişkilerin canlandırılması amacıyla daha önceden hazırlanan iki protokolün uygulanması, Bakü’nün tepkisi ve Ermenistan’daki iç muhalefet nedeniyle rafa kalkmıştı. Yani Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin devamı da Azerbaycan ve Ermenistan arasında sağlanacak kapsamlı bir barış ile mümkün olabilir.

Azerbaycan açısından barış görüşmelerindeki en büyük hedeflerden biri, hiç şüphesiz ki Zengezur Koridoru. Bu proje, Azerbaycan ile Nahçıvan Özerk Cumhuriyetini kara ve demiryoluyla bağlamayı amaçlıyor. Azerbaycan ve Nahçıvan arasındaki kara ve hava ulaşımı, ya İran toprakları üzerinden ya da Gürcistan-Türkiye-Nahçıvan rotası üzerinden sağlanıyor. Askeri uçaklar, sadece Gürcistan-Türkiye üzerinden gidebilirken ticari uçaklar İran’dan da geçiş imkanına sahip. Yani aslında Güney Kafkasya’daki askeri ve ticari düzenin yeni geleceği, Zengezur Koridorunda düğümlenmiş vaziyette.

Kuzeyinde Ermenistan’ın yer aldığı Zengezur, doğusunda Azerbaycan, batısında Nahçıvan ve güneyinde İran’ın olduğu, Güney Kafkasya’nın en stratejik noktalarından biri. Projeyle hedeflenen şey, Azerbaycan ve Nahçıvan arasında Ermenistan topraklarının içinden geçen bir koridor açarak kara ve demiryolu ulaşımını sağlamak. Açılması planlanan koridorun yaklaşık 43 km’lik kısmı Ermenistan topraklarından geçerken projenin devamı Azerbaycan’ın Bakü ve Haradiz şehirlerinden Nahçıvan’ın Ordubad ve Velidağ kentleri üzerinden Kars’a uzanacak.  Azerbaycan’ın bu projeyle ilgili en önemli taleplerinden biri, Zengezur Koridorunu Rus barış güçlerinin korumasını istemek oldu. Yani bu demek oluyor ki Ermenistan topraklarında Rus ordusu, güzergahın güvenliğinden sorumlu olacak ve Erivan yönetiminin, koridordan geçen ticari mallar üzerinde bir kontrol yetkisi olmayacak.

Azerbaycan’ın teklifinin yeterince ayrıntılı olmaması ve böyle bir projenin yalnızca Azerbaycan ve Ermenistan’ı değil Rusya, İran ve Türkiye gibi bölgesel aktörleri de yakından ilgilendirdiği için Erivan yönetimi, çekimser bir tavırla egemenlik haklarını öne sürerek böyle bir koridor hayata geçirilirse koridorun kontrolünün kendisinde olmasını ve güvenliğinin de kendisi tarafından sağlanması gerektiğini savunuyor. Ayrıca Rus barış gücünün bölgede kalıcı olup olmayacağı ve İran’ın Zengezur Koridoruna karşı tutumunun ne olduğu gibi muallakta kalan birçok husus var.




Zengezur Perspektifinde Rusya’nın Tutumu

Zengezur Koridorunun açılması, Rusya’nın Türkiye gibi partnerleriyle olan ticaretini olumlu etkiler. Çünkü mevcut durumda Rusya, kara yoluyla Azerbaycan-İran-Türkiye rotasını kullanmak durumunda kalıyor. Rusya’nın diğer seçenekleri ise Gürcistan-Ermenistan-Türkiye veya Gürcistan-Türkiye gibi dağlık, engebeli yollar olduğundan dolayı Rus mallarının taşıma maliyeti artırıyor. Rusya, Zengezur Koridoru sayesinde Azerbaycan-Nahçıvan-Türkiye rotasının hayata geçirilmesi üzerinden Türkiye ile daha az maliyetli bir ticari ilişki kurmayı hedefleyebilir.

Diplomatik açıdan da Rusya, Dağlık Karabağ Savaşının ateşkes anlaşmasının imzalanması ve ateşkes şartlarına uyulması konusunda bölgeye asker göndermişti. Şu anda Azerbaycan-Ermenistan barış anlaşmasında Rus askerlerinin bölgedeki varlığının ne olacağı bilinmezken Ermenistan, Rus ordusunun varlığının bir yararı olmadığını belirterek Rusya’ya yönelik bir tavır aldı.

Ayrıca Ermenistan’da Başbakan Paşinyan’ın Rus eksenli bir dış politika ve güvenlik stratejisinin yerine Avrupa Birliği, ABD, Arap ülkeleri, İran ve Hindistan gibi ülkelerle ilişkilerini geliştirerek çok katmanlı bir güvenlik politikasına yönelmesinden dolayı Rusya, kendini Azerbaycan’a Ermenistan’a olduğundan daha yakın bir noktada konumluyor. Ermenistan’ın özellikle son yıllarda Hindistan ile savunma sanayi ve İran ile altyapı gibi konularda iş birliğine yönelmesi, uluslararası platformda Moskova-Erivan ilişkilerinin eskisi gibi olmadığına işaret ediyor.

Türkiye, Zengezur Koridorundan Ne Umuyor?

Türkiye, Azerbaycan ve Ermenistan arasında yapılacak anlaşmanın bir an önce tamamlanması ve ayrıntılarının belirlenmesi konusunda her iki tarafa da çağrılarda bulunuyor. Son yıllarda ivme kazanan Türkiye-Azerbaycan ilişkileri çerçevesinde Türkiye, Azerbaycan ile ticaret hacmini ve enerji politikasını geliştirebilmek adına Azerbaycan’a diplomatik ve siyasi desteğini sunuyor. Azerbaycan’ın Zengezur planının gerçekleşmesini savunan Türkiye, açılacak koridorla Kafkasya’ya açılmayı ve hatta diğer Türki cumhuriyetlerle kara bağlantısı tesis ederek ticari ilişkileri kuvvetlendirmeyi amaçlıyor. Jeopolitik açıdan önemli bir hat olabilecek Zengezur, aynı zamanda Türki cumhuriyetlerle yapılan ticarette Türk kamyon ve tırlarının İran yerine Zengezur Koridorundan geçmesini sağlayarak Türki cumhuriyetlerle arasındaki ticareti canlandırmayı hedefliyor. Ayrıca Orta Asya’daki Türki cumhuriyetlerin Avrupa’ya ulaşmasında İran faktörünün devre dışı kalması, Türkiye ve Azerbaycan’ın bölgedeki dengeyi lehlerine çevirmelerine bağlı.

Zengezur Projesine İran’ın Yaklaşımı Nasıl?

İran, Zengezur Koridorunun hayata geçirilmesiyle Türkiye ve Azerbaycan’ın bölgedeki siyasi ve ekonomik dengeleri sarsacağını ve Kafkasya’daki kendi çıkarlarını korumak konusunda kararlı olduğu mesajını verdi. 4 Ekim 2023’te İran ve Ermenistan temsilcileri, Tahran’da bir araya geldikten sonra İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’nin, “bölgede NATO varlığı için zemin hazırlandığını” ifade ederek projeye yönelik görüşlerini paylaştı. Reisi, ayrıca Bakü-Erivan arasındaki diyaloğun devamını ve “Güney Kafkasya’ya yabancıların müdahil olmaması gerektiğini” belirtti.

Daha sonrasında İran medyasında Zengezur Koridorunun, İran ve Ermenistan arasındaki kara bağlantısını ortadan kaldıracağı ve İran’ın Avrupa’ya ithalat ve ihracat için kullandığı ticaret rotalarının Türkiye ve Azerbaycan’a geçeceği tartışılmaya başlandı. İran ve Ermenistan arasındaki coğrafi ilişkisinin kopması demek, aynı zamanda İran’ın Karadeniz limanlarına erişimine de bir engel teşkil ediyor. 2023 Eylül ayının başında Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile görüşen Reisi’nin, “Tahran’ın Kafkasya’daki ulusal çıkarlarını koruma yönünde çok net bir mesaj ilettiği” öğrenildi. Ayrıca Tahran yönetimi, koridorun güvenliğinin Ermenistan’ın sağlaması gerektiği görüşüne daha yakın bir görüntü çizerek Ermenistan ile kara bağlantısını kaybetmeme konusunda kararlığını gösterdi.

Zengezur Koridorunun açılmasında belki de en kilit rol İran’ın. Güney Kafkasya ticaretini ve diplomatik ilişkileri derinden etkileyebilecek olan Zengezur, şimdilik Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki barış görüşmelerinin sonuçlandırılmasını beklemek zorunda. Türkiye’nin koridorun oluşturulması için vereceği destek, İran’ın Kafkasya’daki çıkarlarını gözeterek göstereceği tutum, Rus barış gücünün bölgedeki geleceği gibi faktörlerden dolayı şimdilik siyasi ve ekonomik bir proje olarak Güney Kafkasya diplomasisinin odak noktalarından biri olmayı sürdürecek gibi duruyor.

Comments


Son Eklenenler

bottom of page