top of page
  • Huricihan İslamoğlu

Dünya’ya Meydan Okuyabilecek Bir Afganistan Hayal Edilebilir mi?

* Bu yazı Mart 28,2019 tarihinde Hindistan’ın ileri gelen think-tank’lerinden olan Gateway House tarafından yayınlandı. https://www.gatewayhouse.in/afghanistan-against-odds/

Çeviren: İpek Bayraktar

19. yüzyılda İngilizlerin, bugünkü Pakistan’ı da içeren, Hindistan alt-kıtasını egemenlikleri altına alıp Orta Asya’ya ilerlemelerini durduran iki Afgan savaşı oldu. Afganlar İngilizlere geçit vermediler. 19. Yüzyılda itibaren önce Rusya ve İngiltere’nin, daha sonra 20. yüzyılın ikinci yarısında ABD’nin dahil olduğu Orta Avrasya’da oynanan Büyük Oyun’da Afganistan kilit ülke olmayı sürdürdü. Afganlar bugün de geçmişte olduğu gibi, ayakta kalabilmek için direniyor. Fakat Batı medyası Afgan halkının bu direnişini yansıtmak yerine Batı tarafından desteklenen silahlı milislerin (Taliban, Kuzey İttifakı[1]) yer aldığı bir mizanseni Afganistan cehennemi olarak sunmaya devam ediyor. 2018 yılının Ekim ayında, yakın dostlarım Afganistan Cumhurbaşkanı Ashraf Ghani ve eşi Rula Ghani’yi ziyaretim sırasında ben Afganistan’da yeşermeye, filiz vermeye başlamış fakat her bir taraftan bastırılmaya çalışılan bir dünya buldum. Aşağıdaki yazı, benden Afganistan seyahati intibalarımı yazmamı isteyen Hindistan’ın önde gelen düşünce kuruluşlarından Gateway House’dan gelen istek üzerine yazıldı. Son NATO toplantısı ertesinde, NATO varlığı çerçevesinde Afganistan’da bulunan Türk askerlerinin oradaki görevlerinin uzatılıp Kabil havaalanını koruma görevini üstlenmeleri meselesi gündeme geldi. Bu bağlamda, bugünkü Afgan gerçeğine bir nebze ışık tutması amacıyla yazının çevrilip 49W’da yayınlanmasının uygun olacağını düşündüm.

 

ABD ve Taliban arasında Afganistan’da barış için gerçekleşen son görüşmeler[2] Amerika’nın ülkedeki 17 yıllık savaşını bitirmek için giriştiği sonu gelmeyen çabalardan birisi[3].

Mesele Taliban’ın bir koalisyon hükümetinin içerisinde yer almasını sağlayacak bir formül bulmaktı. Fakat seçilmiş Afgan hükümeti hiçbir yerde bu senaryoya dahil edilmedi.[4] Bu hükümet, 2014’ten beri, Taliban’a karşı mücadelede 45.000’den fazla güvenlik personelini kaybetti[5]. Cumhurbaşkanı Ashraf Ghani liderliğindeki aynı seçilmiş hükümet tüm imkansızlıklara karşın Afganlara normal bir hayatın- ve düzenli seçimlerin- mümkün olduğu umudunu verdi. Ghani, ülkenin moloz yığınlarının ortasında kalmış, çarşaflı kadınların dışarıya yalnızca gözleri için açılmış deliklerden bakabildiği ve teröristlerin sarp dağları tuttuğu basmakalıp tasvirlerin ötesinde halkına Afganistan’ın da kendi kalkınma modeline- ve hayallerine- sahip olabileceğini hatırlattı.

Afganistan Cumhurbaşkanı Ashraf Ghani

2018 yılının Ekim ayında Afganistan’ı ziyaret ettiğimde Ghani tahayyül ettiği ülkenin izlerini hafif tesettürlü güzel kızların gülümseyişlerinde, Kabil Üniversite’sindeki kadim ağaçlarının gölgesi altında sohbet eden gençlerde, gündelik işlerine koşuşturan insanlarla dolu sokaklarıyla Kabil’ de görüyordum.

Uluslararası medya bu yaşayan Kabil’i, Afganistan’ı yansıtmıyor. Resmedilen terörün, kapalı kadınların, sonu gelmez etnik çekişmelerin ve dini çatışmaların yarattığı sis perdesinin ardında bambaşka bir gerçeklik yatıyor: Afganistan’ın bir parçası ve de kapısı olduğu Orta Asya’daki, lityum ve doğalgaz gibi[6] kaynaklar için girişilen mücadele.

Batılı büyük şirketler, onların yöneticileri şimdiden bu konuda ilerlemeler kaydediyor. Ben oradayken küresel bir güvenlik şirketi olan Blackwater’ın kurucusu Erik Prince[7], Amerika’nın Afganistan’da Taliban’a karşı olan savaşını özelleştirmek[8] ve ülkenin zengin kaynaklarına yatırım yapmak için Kabil’de aktif olarak kampanya yürütüyordu. Afganistan Cumhurbaşkanı Ashraf Ghani onu kabul etmedi lakin Prince’in Kuzey İttifakının liderleri ile ve gelecek seçimlerde destek vaat ettiği muhalefetle sıkı ilişkileri olduğu biliniyor.

Taliban’ın dahil olduğu öngörülen bir koalisyon hükümetinin, Blackwater gibilerin talepleri karşısında daha ılımlı davranmaları bekleniyor.

Afganistan’a iki eski dostumu, ülkenin şimdiki Cumhurbaşkanı Ashraf Ghani ve eşi[9] Rula’yı, ziyaret etmek için gittim. Güneşli bir Ekim gününde, Ghani’yi Orta Asya’nın kaynak zengini topraklarına komşu, Afganistan’ın dördüncü en büyük şehri[10] Mezar-ı Şerif’te halka hitap ederken dinledim. Bir dizi görüşmede üniversite öğrencileri, öğretmenler, profesörler, hemşireler, doktorlar ve (hem erkek hem de kadın) girişimcilerden oluşan pek çok farklı kesime hitap etti; onu dinleyenlerin her birini, erkekleri kucaklayarak, kadınları ise nezaketle başını hafifçe eğerek, ayrı ayrı selamladı. Onlara mesajı açıktı: onlar, Özbeklerin, Peştunların, Taciklerin, Şiilerin ve Sünnilerin oluşturduğu, etnik ve dini olarak çeşitli nüfusları kapsayan[11], tarihsel olarak Afganistan olarak tanımlanabilecek bir coğrafyada yaşayan Afganlardı. Görevleri Afganistan’a ticaretleriyle, artan verimlilikleriyle ve yaratıcılıklarıyla değer katmaktı.

Bu mesaj, hükümetin doğal kaynaklara odaklanmak yerine bilgi teknolojisi sektörünün gelişmesini önceleyen ekonomi politikası ile de uyumluydu.[12] Geçen on yılda 100 genç Almanya’da IT (bilişim teknolojileri) alanında eğitim görmüş; şimdiyse Afganistan’a geri dönmüş ve çeşitli üniversitelerde ders veriyorlar.

İki Yönetişim Modeli

Ben, New York Times’ın görüşlerinden[13] farklı olarak, Blackwater dahil, küresel aktörlerin manipülasyonuna açık, etnik ve dini grupların sürekli bir çatışma halinde olduğu parçalanmış bir toplum, yıpranmış bir Afganistan görmüyordum. Açıkça gördüğüm, küresel ekonomiyi yönetiminde iki farklı çizginin birbirleriyle yarışmakta olduğu bir Afganistan’dı. Bu çizgilerden biri serbest- piyasacı yağma modeliydi. Bu model -IMF, Dünya Bankası tarafından belirlenen piyasa kurallarının özenle seçilmiş zayıf hükümetler tarafından sorgulamaksızın uygulanmasını; hukukun Batı menşeili ulus ötesi şirketlerin zengin kaynaklara yatırımlarının önünü açıp yabancı yatırımcıların güvenliğini sağlamaya odaklanmasını- öngörüyordu. Buna göre zayıf hükümetler daha da zayıflatılıyor, dışarıdan manipülasyonlara açık olan etnik çeşitlilik ya da bölünmeler destekleniyordu. Yağmacı modelin en etkili uygulaması Irak’ta görülmektedir. 2003’te ABD ve müttefiklerinin işgalinden sonra Irak üçe bölündü, farklı etnik ve dini gruplar arasında süregelen iç savaşa terk edildi.

2014’te Ashraf Ghani’nin Afganistan Cumhurbaşkanı seçilmesine Amerikalılar pek memnun olmadı. Ghani daha seçilmeden medya, her ne kadar onun bir teknokrat olarak yeteneklerini[14] övse de onun bir Amerikalı diplomatın işaret ettiği bir özelliğini de -gerektiğinde elinin tersini gösterebileceğini de- hatırlatmadan edemiyordu. Yani Ghani, muhtemelen kimsenin isteklerine boyun eğmeyecekti. Ghani’nin seçilmesinin ardından, o zamanki ABD Dışişleri Bakanı, John Kerry yeni hükümetin seçilmiş başkanının, yetkilerini sınırlamak amacıyla Kabil’e uçtu[15]. Kerry’nin önerisi başkanlık yetkilerinin bir Başkan yardımcısı ile paylaşılması doğrultusundaydı. Bu öneri uyarınca başkanlık seçimlerinde ikinci ve Amerikalıların desteklediği aday olan Abdullah Abdullah, baş yürütme amiri olarak tayin edildi. Bugün bütün resmî mekanlarda Cumhurbaşkanı olarak Ashraf Ghani’nin fotoğraflarına Abdullah Abdullah’ın fotoğrafı eşlik etmektedir[16].

Özetle, yağmacı model Afganistan’da popüler, geniş tabanlı bir siyaset olasılığını, işgalin amaçlarının gerçekleştirilmesi önünde bir engel olarak görmekteydi. Bu amaçların başında Afganistan’ın ve de oradan Orta Asya’nın doğal kaynaklarına göz kulak olunması ve Orta Asya’yı Rus saldırılarından korumak için Afganistan’ın bir üs olarak kullanması geliyordu.

Afganistan’da şahit olduğum, küresel ekonomiyi yönetmenin ikinci yöntemi ise daha ancak kök salıyor. Bu yöntem, önceliği bölgesel ve küresel erişimi olan iktisadi faaliyet ağlarına katılım yoluyla ulusal ekonominin gelişmesini öngören bir yöntem. Afganistan, Orta Asya’yı çevreleyen bölgelerle, Hindistan ve ötesiyle ve daha geniş küresel ekonomiyle ikili ve çok taraflı anlaşmalar yoluyla ticaret ve yatırım bağlantıları kurmaya çalışıyor.[17] Ghani, Hindistan ile IT sektöründe yakın bağlantı olasılığına dikkat çekti[18]. Bu model, hükümetin tarihsel olarak tanımlanmış bir bölgede gelişmeye öncülük etmesine ve yerel taleplere duyarlı iktisadi politikalara izin veriyor. Aynı zamanda, talepleri yerel önceliklerle çelişmediğinde yabancı yatırımcılarla müzakereleri de dışlamıyor.

İçerden bakıldığında Afganistan

Mezar-ı Şerif’te şahit olduklarım toplumda siyasallaşma düzeyinin yüksek olduğuna işaret ediyordu. Örneğin, Cumhurbaşkanının yerli iş insanlarına yaptığı konuşma hükümet ile yerel iş muhitleri arasındaki gerilimleri ortaya koyuyordu; bunlardan bazılarının da muhtemelen Kuzey İttifakı’nın savaş ağalarının desteklediği silah ve afyon ticaretiyle bağlantıları vardı.[19]

Mezar-ı Şerif’te olmak ve Ashraf Ghani’nin bölgesel açılım vizyonunu ortaya koyuşunu dinlemek, bana bölgenin çok hareketli ticari tarihini düşündürttü. Kuzey Hindistan, Kandahar ve Multan gibi merkezlerden hareket eden Hintli, Ermeni ve diğer tüccarlar batıya, İran’a, Anadolu’ya, kuzeyden Orta Asya’ya geçerek Rusya’da Astrahan’a ulaşmışlardı. Orta Avrasya ticareti 18. yüzyılın başlarında patladı. Bu canlı ticari ilişkiler ilkin, 1760’lardan itibaren Hintli tüccarlara karşı kendi iç pazarını kapatan Rusya tarafından, daha sonra da 1830’larda Doğu Hindistan Şirketi’ne yer açmak için bölgesel tüccarların faaliyetlerini dışlayan İngilizler tarafından sekteye uğratıldı. Bölgeler arası ticaretten geriye kalan kırıntılar da 1947’de Pakistan’ın kurulması, 1977’de Afganistan’daki savaş, ülkenin parçalanması ve savaş ağalarının yükselişiyle nihayetinde kesilmiş oldu.

Bölgenin eski ticari canlılığını yeniden yakalamak Ashraf Ghani’nin Afganistan hayalinin bir parçası mı? Kendisi bu soruya, bölgenin bir tarihçisi olarak, şu yanıtı verdi: dileği, emekli olduğunda, bölgenin iç içe geçmiş tarihi kültürlerini araştıran bir enstitü kurmaktı.[20]

Sokaktaki Afganların Sesi

Farklı kesimlerden kişilerle konuştuğumda, günlük/haftalık olarak bu kadar çok can alan savaşın onların mücadelesi olmadığını fark ettim. Onlar da seçilmiş başkanları gibi iç savaşının ötesini görme, oraya yatırım yapma çabasındaydılar. Kuzey Ittifakı’nın ve Taliban’ın onları engelleme çabalarına rağmen çok sayıda insan parlamento seçimlerinde oy kullanmak için sandık başına gitti.[21] Haziran 2019’daki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de böyle bir senaryonun tekrarlanması muhtemel. Ben o zaman da halkın iradesinin galip geleceğini, her şeye rağmen kendi cumhurbaşkanlarını seçmek için sandık başına gideceklerini düşünüyorum.[22]

Şiddet sıradan Afganların gelecekle ilgili isteklerine, hayallerine hitap etmiyor. Gençler, küresel bir ekonomideki herhangi bir genç gibi, iPhonelara erişmek istiyor; çoğu Türkiye’den ithal edilmiş, mobilya, giysi, kot pantolon vitrinlerine hevesle bakıyor.[23] En başta gelen talepleri normalliğe geri dönüş.

İşte burada First Lady Rula çok önemli bir rol oynuyor. İş dünyasından ve de askeri eğitim gören Afgan kadınlarına hitap ederken onu gözlemledim. Mütevazı bir tavrı var, insanların bürokratik işlerini ilerletmek dahil her türlü yardım için geldikleri dürüst, sessiz bir yardımcıyı temsil ediyor. Rula Ghani kendine başvuranlara onlar için neler yapabileceğini ve neler yapamayacağını açıkça söylüyor. Yalan vaatlerde bulunmuyor, ama onların dertlerine kulak veriyor.

Rutin bir hayat kendileri için bir lüks olan Afgan halkı, Avrasya’nın kalbinde süregelen Rus ve Batı emellerinin kurbanı olmuş durumda. Bu hırslar Kabil’deki Amerikalı ve Avrupalı askerlerin varlığıyla dramatik bir biçimde temsil ediliyor[24]: Penceresiz beton bloklara yerleştirilmiş tam teçhizatlı askerler, emperyal gücün hem kendini sürdürdüğü hem de kendinin o terörün hedefin dönüştüğü terör anıtları sanki.

Cumhurbaşkanlığı yerleşkesinin girişindeki Amerikan-Avrupalı betonarme askeri bölgesinin aksine Afgan hükümet binaları ve Cumhurbaşkanı’nın konutu Orta Asya tarzı bahçelerin ortasında yer alıyor. Ashraf ve Rula Ghani, emperyal varlığın mağduru olmaya direnircesine, 1930’lardan kalan basit bir binada, normal bir yaşam sürüyorlar. Bu yapı, devlet işleri için kullanılan iki sarayla birlikte, yakın zamanda yenilenmiş.[25] Yerleşkede ayrıca uzmanların, Almanya’dan yeni gelen ekipmanlarla, 20. yüzyıldaki Afganistan tarihini yeniden anlatmak için elyazmalarını, resmî belgeleri, gazeteleri ve filmleri restore ettiği yeni bir ulusal arşiv binası bulunuyor.[26] Bu, Afganistan’ı yeniden bir bütün yapma çabasının bir parçası.

Cumhurbaşkanı, çoğu 30’lu yaşlarının başında olan ve devletin insan kaynaklarını yeniden inşa etme çabasının bir parçasını oluşturan genç bakanlar ve danışmanlardan oluşan bir ekiple genellikle gece boyunca çalışıyor.

Yine de ‘Öteki’ Afganistan hâlâ fazlasıyla mevcut. Bu gerçeğin acı bir anımsatıcısı ise cumhurbaşkanlığı yerleşkesinde yer alan zarif saraylardan birinin eksik avizesi: yere kadar uzanan devasa avize, 2017’de yakınlarda patlayan bir bombanın etkisiyle paramparça olmuş.[27]

Bu ‘Öteki’ hakkında yalnızca uzaktan hem Kabil hem de Kabil dışında yaptığımız seyahatlerdeki yoğun güvenlik önlemlerine bakarak bir fikir edinilebiliyor. Bir şey benim için hala bir muamma olarak kalmaya devam ediyor: ziyaret ettiğim, iç savaş halinde olan tüm memleketlerde, Lübnan dahil, insanların günlük işlerini olabilecek en iyi şekilde sürdürme çabaları… Ashraf ve Rula Ghani’nin yaşam tarzları da düzenli yemek saatleri de dahil olmak üzere, bu ruh hali ile oldukça uyumlu görünüyordu.

İstatistikler bize Afgan hükümetinin ülke topraklarının yalnızca yarısını kontrol ettiğini söylüyor.[28] Haritaların ve rakamların ötesinde, hangi yarısının ve nasıl olduğunu sormak önemli. Valinin hükümet tarafından daha yeni atandığı[29] ve uzun bir süre Kuzey ittifakının yönetiminde olan Mezar-ı Şerif’e yaptığımız ziyarette, devletin kontrolünde olmayan yarısında yöneticilerin nasıl yaşadıklarına dair bir fikir edindik. Mezar’da Cumhurbaşkanı’nın portresinin yanı başında yer alan Kuzey İttifakının şehit kahramanı (!) Ahmet Şah Mesud’un portresi valilik sarayının duvarlarını şereflendiriyordu. Saray binasındaki hemen her şey ya altınla kaplamaydı ya da altın rengine boyanmıştı; bu muhtemelen bir gerilla lideri[30] olan sarayın eski sakininin özlemlerini yansıtıyor ve Afganistan’ın ‘öteki’ ekonomisinin de (afyon ve silah ticaretinin) tanıklığını yapıyordu.

Benzer bir gösteriş merakını yine ‘öteki’ ekonominin etkilerinin hissedildiği Kabil’in lüks banliyölerinde görmek mümkün.

Tüm bunlar; Afganistan’da muhalefet, Kuzey İttifakına bağlı milis güçler, Taliban ve onların Amerikan varlığıyla iç içe geçmiş olan ilişkileri hakkında birçok soruyu akla getiriyor. Bu, Ashraf Ghani’nin Afganistan için düşündüğü bir dünya değil. Bu, tanıştığım genç Afganların da özlemini çektiği bir dünya değil. Savaş mağdurları olarak marjinalleşmeye meydan okuyarak, daha büyük dünyanın bir parçası olmak, fırsatlara ve olanaklara erişimin keyfini çıkarmak ve bu dünyanın inşasında söz sahibi olmak istiyorlar. Son dönemde Afgan kriket takımının başarıları önemli bir örnek teşkil ediyor. Şu anda kendi sahası bile olmamasına rağmen takım ilk kez Mart 2019’da Hindistan’da bir kriket test maçı kazandı.[31] Bu da Afganların neler yapabileceklerinin bir göstergesi.

 

[1] Kuzey İttifakı veya Afganistan Birleşik İslami Kurtuluş Cephesi: 1996-2001 yılları arasında Afganistan’da Taliban rejimine karşı savaşan ve Afganistan’ın kuzeyinde etkin olan silahlı gerilla örgüttür. Birleşik Cephe özellikle Cumhurbaşkanı Burhaneddin Rabbani ile eski Savunma Bakanı Ahmed Şah Mesud gibi kilit liderlerin önderliğinde toplandı. Genellikle Taciklerden oluşmasına karşın Özbek ve Hazaralar da İttifak’ta yer aldılar. 2000’den sonra Abdül Reşid Dostum, Asıf Muhsini, Muhammed Muhakkik ve Hacı Abdülkadir gibi diğer liderler de Kuzey İttifakı’na katılmıştır. Başta İran, Rusya, Türkiye, Hindistan, Tacikistan, Özbekistan gibi ülkelerden destek aldı. 2001’de Afganistan’a ABD öncülüğündeki koalisyon tarafından müdahalesinden sonra Kuzey İttifakı çeşitli siyasi partilere bölündü. Abdül Reşid Dostum bir dönem Ashraf Ghani’nin yanında yeraldı. (Vikipedi makalesinden yararlanıldı)

[2] Department Press Briefing – March 12, 2019, <https://www.state.gov/r/pa/prs/dpb/2019/03/290298.htm>

[3] ‘The US war in Afghanistan’, https://www.cfr.org/timeline/us¬war¬afghanistan

[4] Department Press Briefing – March 12, 2019, <https://www.state.gov/r/pa/prs/dpb/2019/03/290298.htm>

[5] Fareed Zakaria’s Conversation With President Mohammad Ashraf Ghani During World Economic Forum’s Annual Meeting (2019) In Davos, Switzerland, January 25, 2019 < https://president.gov.af/en/News/242019>

[6] USGS Projects in Afganistan, <https://afganistan.cr.usgs.gov/minerals>

[7] House Hearing, 110 Congress, From the U.S. Government Printing Office, October 2, 2007

[8] Tolo news, ‘SPECIAL INTERVIEW: Erik Prince Discusses Privatization Of War, September 27 2018.

[10] CIA, ‘Near East Asia South Review’, March 1 1985, < https://www.cia.gov/library/readingroom/docs/CIA-RDP85T01184R000301360001-3.pdf>

[12] Ministry of Industry and Commerce, Afghanistan’s National Export strategy, <http://www.intracen.org/uploadedFiles/intracenorg/Content/Redesign/Projects/AAT/AFG_Main%20NES.pdf>

[13] Mujib Mashal ‘As Afghanistan Frays, Blackwater Founder Erik Prince Is Everywhere’ NYT, October 4,2018.

[14] Ashraf Ghani 2001 ‘de New York’ta İkiz Kulelerin bombalanması ve Afganistan’ın açılmasıyla, 20 yıllık bir ayrılıktan sonra memleketi Afganistan’a döndü. Bu tarihten önce Dünya Bankasının Rusya’da ve Çin’de gerçekleştirdiği mega projeleri yürüttü. Kendisi antropolog olan Ghani doktorasını New York’ta Columbia Üniversitesinde tamamlamış, aralarında Johns Hopkins University ve California Üniversitesinin Berkeley kampüsü de bulunan ABD’de birçok üniversitede ders verdi.

[15] Afghanistan Analysts Network, ’Elections 2014 (39): Has Kerry saved the day?’, Kate Clark. July 14, 2014.

[17] Export gov, ‘Afghan Country commercial Guide’, October 10 2018, <https://www.export.gov/article?id=India-Trade-Agreements>

[18] Export gov, ‘Afghan Country commercial Guide’, October 10 2018, <https://www.export.gov/article?id=India-Trade-Agreements>

[19] CIA, ‘Intelligence memorandum Afghanistan Opium production and trade’, April 1972, < https://www.cia.gov/library/readingroom/docs/CIA-RDP85T00875R001700030057-5.pdf>

[20] Columbia University, ‘Production and domination’, Ashraf Ghani, 1982, <http://citeseerx.ist.psu.edu/viewdoc/download?doi=10.1.1.694.6197&rep=rep1&type=pdf>

[21] RFERL, ‘Voting Ends In Afghanistan’s Parliamentary Elections Marred By Violence, Delays’, 21 October, 2018, < https://www.rferl.org/a/afghans-cast-ballots-for-second-day-in-chaotic-general-elections/29555274.html>

[22] Seçim 28 Eylül,2019’da gerçekleşti, düşük katılıma karşın Afganlar türlü engelleri asıp sandığa gittiler. Ashraf Ghani oyların yüzde 50,64’ünü alarak 8 Subat 2020’de tekrar cumhurbaşkanı ilan edildi. Seçimlerde karşısına çıkarılan rakip ise arkasında ABD desteği bulunan Abdullah Abdullah’tı. Şimdilerde de Batı medyasında hükümetin zayıflığından dem vuran beyanatlar veren yine aynı Abdullah Abdullah.

[25] Tolo News, ‘Renovation of Darul aman palace to resume in Spring’, 7 February 2018 <https://www.tolonews.com/afganistan/renovation-darul-aman-palace-resume-spring>

[26] Federal foreign office, ‘Germany and Afghanistan: Bilateral Relations’ < https://www.auswaertiges-amt.de/en/aussenpolitik/laenderinformationen/afganistan-node/afganistan/209228>

[27] Tolo News, ‘Tolo news 6 pm news’ 31 May, 2017, <http://prod.tolonews.com/nightly-news/tolonews-6pm-news-31-may-2017>

[28] SIGAR report ‘Quarterly report to the United States Congress’, 15 May 2018, <https://www.sigar.mil/pdf/quarterlyreports/2018-07-30qr.pdf>

[29] Tolo news, ‘Rahgozar Expected To Take Over As Balkh Governor’, 22 March 2018, <https://www.tolonews.com/afganistan/rahgozar-take-over-balkh-governor>

[31] ESPN, ‘Rahmat Shah, Ihsanullah see Afghanistan through to historic maiden Test win’, 18 March 2019, < http://www.espncricinfo.com/series/19052/game/1168120/afganistan-vs-ireland-only-test-afg-v-ire-2018-19>

Commentaires


Son Eklenenler

bottom of page