top of page
  • Abdulvahit Gezer

ABD-Çin Geriliminin Bir Diğer Boyutu: Çip Savaşları

Geçtiğimiz günlerde Çin Ticaret Bakanlığı ulusal güvenliği gerekçe göstererek çip üretimi açısından önemli iki metalin, galyum ve germanyumun, ihracatını 1 Ağustos’tan itibaren sınırlama kararı almıştı. Uzun zamandır gündemi işgal eden ve birçok sektörü etkileyen çip krizi bağlamında bu kararın nasıl etki edeceğini anlamak için öncelikle bu yüksek teknolojili çiplerin veya diğer bir ifadeyle yarı-iletkenlerin ne işe yaradığını ve Çin-ABD arasındaki ticaret savaşlarında nasıl bir yeri olduğunu ve aktörlerin bu konu hakkında nasıl aksiyon aldığını incelemek gerekiyor.

Rakamlarla Çip Endüstrisinin Gelişimi ve Lider Ülkeler:

Otomotiv, elektronik, savunma sanayii, beyaz eşya, küçük ev aletleri gibi sayısız alanda kullanılan çipler, zamanla endüstriyel üretimin her alanında kullanılan vazgeçilmez materyallere dönüştüler. 2012’de dünya çip endüstrisinin geliri 300 milyon dolar iken 2021’de 583,5 milyar dolara yükseldi. 2020’de ortaya çıkan Covid-19 pandemisi ile evden çalışma metotlarının yaygınlaşması ile birlikte de çiplere olan talep arttı.

Gelişmiş yarı iletken çiplerin üretimi için 50’den fazla farklı tür ekipmana ihtiyaç duyuluyor. Çip üretiminde kullanılan ekipmanlar çoğunlukla ABD, Japonya ve Avrupa (İngiltere, Almanya ve Hollanda) merkezli firmalar tarafından geliştiriliyor. Bu üretimde kullanılan hammaddeler ise başta silisyum olmak üzere galyum ve germanyum gibi yarı iletken maddeler. ABD ve Çin, silisyum cevheri açısından zengin kaynaklara sahip.

Çiplerin gayet karmaşık ve sofistike bir üretim süreci var. Bu sürecin farklı aşamalarında 25 farklı ülke ve 70 farklı sınır kapısı yer alıyor ve bu sürecin her aşamasında farklı ülkelerin farklı ağırlıkları var. Buna bağlı olarak herhangi bir doğal, siyasi, jeopolitik problem bu çiplerin üretimine ciddi anlamda darbe vurabiliyor. (1)

Çip üretiminde lider ülke ve şirketler (Mart 2021)

Çip üretiminde lider ülke ve şirketler (Mart 2021) (3)

Çip üretiminin ülkelere göre dağılımına baktığımızda ise yüzde 66 ile Tayvan açık ara lider konumda. Tayvan’ı yüzde 17 ile Güney Kore ve yüzde 8 ile Çin takip ediyor. Kalan tüm ülkeler dünyadaki üretimin yalnızca yüzde 9’unu gerçekleştiriyor. Bu tablodan da anlaşılabileceği gibi Dünya birçok alandaki üretimde çip üretiminin yüzde 91’ini gerçekleştiren Güney Asya ülkelerine son derece bağımlı. (2) Çip üretiminde lider olan Tayvan’da ise pazarın en büyük üretimini Tayvan Merkezi Hükümetinin en büyük hissedar olduğu TSMC (Taiwan Semiconductor Manufacturing Company) yapıyor. ABD’nin üretim alanındaki payı gün geçtikçe azalıyor. 1990’ların başında yüzde 37 olan üretim payı bugün yüzde 12 civarına düşmüş durumda. Üretimin büyük bölümü de yurt dışındaki ortaklıklarla yapılıyor. Buna rağmen küresel çip ekosisteminin tamamına bakıldığında ABD hala endüstrinin en büyük aktörü konumunda. Amerikan Yarı İletken Endüstrisi Birliğinin verilerine göre, 2022’de 555,9 milyar dolara ulaşan küresel çip satışlarının yüzde 46’sı Amerikan şirketlerince yapıldı. Yani ABD çip piyasasındaki etkinliğini korurken çip imalatı konusunda Güney Asya ülkelerine bağımlı durumda. Bundan dolayı ABD, üretim alanındaki dominasyonu tekrar kazanmak için çeşitli adımlar atıyor.

Çin’in Etrafına Örülen Teknoloji Duvarı:

ABD, çip üretimindeki dışa bağımlılığı azaltmak ve Çin’in gelişmiş mikro çiplerle yapay zekâ ve süper bilgisayarlar geliştirmesini, askeri alanda kullanılabilecek yüksek kapasiteli entegre devreler imal etmesini önlemek için çeşitli kısıtlamalar ve yatırım planları açıklıyor.

Geçtiğimiz sene ocak ayında yaptığı bir konuşmada ABD Başkanı Biden, ABD’nin tekrardan yarı iletken çiplerin üretimine ağırlık vereceğini şu sözlerle belirtmişti. “Bu çipleri Amerika icat etti. Bu çiplerin hem icadı hem de ucuza mal edilmesi Amerika’da yapılan ar-ge’nin sonucu. Bundan 30 yıl önce küredeki çip üretiminin %90’ı Amerika’daydı. Şu anda çiplerin %75’i Doğu Asya’da üretiliyor. Gelişmiş çiplerinse %90’ı Tayvan’da üretiliyor” (4). Bu konuşmanın ardından ABD yönetimi, Ağustos 2022’de onaylanarak yürürlüğe giren Çip ve Bilim Yasası’nın ardından Çinli üreticilerin ileri çip teknolojilerine erişimine yönelik kısıtlamalarla Pekin’in bu sektördeki teknolojik kabiliyetine set çekme niyetini açıkça ortaya koymuştu.(5) 7 Ekimde ise aralarında Çin’in en büyük hafıza çipi üreticisi Yangzte Memory Technologies ve Nauro Technology Group’un bulunduğu 31 şirket ve kurumun İhracat Kontrol Listesi’ne alındığını bildirmişti. Kontrol listesindeki şirketler, Washington’ın denetim şartlarını yerine getirmediği takdirde “kara liste” olarak adlandırılan İhracat Yasağı Listesi’ne alınacağını duyurmuştu. Washington ayrıca Amerikan çip üreticileri Intel, Qualcomm, Nvidia ve AMD’ye belirli ileri teknoloji çiplerin Çin’e ihracatı için lisans şartı getirerek bu sektörde kısmi bir kısıtlamaya gitmişti. Geçtiğimiz günlerde bu şirketlerin CEO’ları düzenlemenin geri alınması ve yeni kısıtlamaların gelmemesi için Washington’da yetkililerle görüşmeler gerçekleştirdiler. Çin pazarına yapılan satışlar Qualcomm’un satışlarının %60’ını, Intel’in satışlarının %25’ini, Nvidia’nın satışlarının %20’sini oluşturuyor. (6) Öte yandan ABD vatandaşlarının Çin’de çip endüstrisinde çalışmasını izne tabi kılmıştı. Çin’de ileri teknoloji çiplerin üretildiği şirketlerde çalışan Amerikalılar, ABD dışında nükleer ve biyolojik silahlar ile füze geliştirme programlarında çalışanlar gibi denetimlere tabi tutulmaya başlanmıştı. Bu kararla beraber birçok Çinli firma Amerikalı çalışanlarına görevlerini bırakmalarını tebliğ etti. Özellikle Çin’in galyum ve germanyum ihracatını kısıtlama kararının ardından ABD medyası Washington’ın yapay zekâ çiplerinin Çin’e ihracatına yeni kısıtlamalar getireceğini iddia ediyor. Aynı zamanda ABD, çip üretiminin kritik basamaklarında yer alan müttefikleri Hollanda ve Japonya’nın da benzer kısıtlamalar uygulaması için baskılar yapıyor. (6)

Figure 2 Küresel Yarı İletken Satışları (7)

Batı Bloğu, Güney Asya’ya Bağımlılığını Azaltmayı Hedefliyor:

ABD ve Avrupa yalnızca kısıtlamalar getirerek Çin ile mücadele etmiyor aynı zamanda birçok orta ve uzun vadeli yatırımlar gerçekleştiriyor ve Çip ve Bilim Yasası gibi 280 milyar dolarlık teşvik ve vergi indirimi içeren yasalar da yapıyor. Orta vadede Tayvanlı yarı iletken şirketi TMSC’nin Arizona’da açmayı planladığı çip fabrikasının 2025’te hizmete girmesi bekleniyor. İlk olarak 2020 Mayıs’ta açılacağı duyurulan fabrika, ABD’nin tedarik zincirlerinde yaşanan sıkıntılar ve jeopolitik riskler nedeniyle sınır aşırı çip üretimini ülke içine geri çekme politikasının en önemli örneklerinden biri olarak görülüyor. Her ne kadar bu fabrika, muhalefetteki Tayvan Halk Partisi tarafından şirketin Washington’ın baskısıyla üretimini ABD’ye kaydırdığı ve bunun stratejik yarı-iletkenlerin üretiminin Tayvan dışına kaydırılmasına yönelik bir planın parçası olduğu (8) iddia edilse de Dışişleri Bakanı Joseph Wu tarafından bu iddialar reddedildi. Tayvan’ın gayri safi yurtiçi hasılasının %15’ini oluşturan çip endüstrisi Tayvan için büyük stratejik önem taşıyor. 2022 yılında ise ABD-Çin arasındaki gerilimin tırmanmasının ve Güney Çin Denizinde Tayvan-Çin geriliminin Ukrayna-Rusya savaşının da etkisiyle derinleşmesinin ardından oluşan çip kıtlığı ve tedarik zinciri kesintilerine yanıt olarak TSMC Arizona tesislerine yaptığı yatırımı üç katına çıkarmayı planladığını duyurdu.

2022’nin sonunda Biden, Amerika’nın çip üretimindeki yeni ajandasını sembolü olan Arizona Phoenix’deki fabrikayı ziyaret etmişti. (9) TSMC’nin CEO’su Chang, 2022’deki APEC zirvesinde “ABD’de çip üretme maliyetinin Tayvan’dakinden en az yüzde 55 daha yüksek olacağına yalnızca inanmakla kalmıyor, aynı zamanda kesin olarak biliyorum. Ancak bu, kapasitenin bir kısmının ABD’ye taşınmasına engel olmuyor. Taşıdığımız çip üretim süreci, ABD’deki herhangi bir şirketin en gelişmişi ve bu ABD için çok önemli.” (10) diyerek bu yeni fabrikanın önemini vurgulamıştı.

TSMC, Arizona’daki fabrikanın yanı sıra Japonya’nın Kyuşu Adası’nda 7 nanometre ve 28 nanometre çipler üretmek üzere kuracağı fabrikayı da 2024 yılında faaliyete geçirmeyi planlıyor.

ABD’nin yanısıra Avrupa da çip üretiminde dışa bağımlılığı azaltmak için çeşitli regülasyonlar getiriyor. Avrupa Komisyonu Şubat 2022’de çıkardığı Avrupa Çip Yasası ile AB içinde yarı iletken araştırma ve geliştirmeyi desteklemeyi ve Avrupa’nın başka ülkelerden satın aldığı çiplere bağımlılığını azaltmayı amaçlıyor. İlk etapta 11 milyar dolarlık yatırım öngören plana göre, 2030 itibarıyla özel ve kamu yatırımları 45 milyar dolara ulaşacak.

Çin’den ABD’ye Çip Misillemesi:

Çin bu zamana kadar ABD ve Avrupa’nın kendisine uyguladığı kısıtlamalara kayda değer bir yanıt vermemiş; uygulanan ihracat kısıtlamalarının, çalışma izinlerinin, ihracat yasaklarının uluslararası ticaret kurallarına aykırı olduğunu ve bu uygulamaların geri alınması gerektiğini belirtmekle yetinmişti. (5) Uygulanan kısıtlamaların kısa ve orta vadede halihazırda teknolojik olarak daha düşük düzeyde üretim yapan Çinli şirketlerin kabiliyetini etkilemesi beklenmezken uzun vadede Çin’in kendine yetme hedefine darbe vuracağı öngörülüyordu. Ancak geçtiğimiz günlerde Çin Ticaret Bakanlığı, 1 Ağustos’tan itibaren elektrikli araçlarda ve fiber optik kablolarda da kullanılan bazı galyum ve germanyum ürünlerinin ihracatını kontrol altına alacağını duyurdu. (12) Bu karar yüksek hızlı bilgisayar çipleri, gece görüş cihazları ve uydu görüntü sensörleri gibi askeri alanda üretim yapan şirketlerin germanyum; radar, radyo ve uydu üretimi yapan şirketlerinse germanyum tedariği için yoğun çaba içine girmesine ve fiyatların artmasına neden oldu. Analistler, ABD Bağımsızlık Günü arifesinde açıklanan kararın, Çin’in çip sektörünü hedef alan ve Japonya ve Hollanda gibi müttefiklerini de aynı yönde adım atmaya zorlayan Biden yönetimine bir mesaj olduğunu belirtti. (11) Ayrıca Çin hükümetinin danışmanları çip yapımında kullanılan metallerin üzerindeki ihracat kontrollerinin sadece başlangıç olduğunu söyledi ve bazı ülkelerin Çin’e baskı yapmaya devam etmeleri halinde Pekin’in bu kısıtlamaları daha da sıkılaştıracağını belirtti.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan Çin’in bu ihracat kısıtlarını kendi kendini baltalayan bir karar olarak niteledi ve bunun yalnızca diğer ülkelerin Çin’e olan bağımlılığını azaltma ve kendi tedarik zincirlerini geliştirme motivasyonunu artıracağını iddia etti. (13)

Uzmanlar karşılıklı yaptırımların ve ticaret kısıtlarının devam etmesi durumunda dünyadaki çip krizinin derinleşebileceği konusunda uyardı.

3) Sağlıcan, E., Almustafa, İ., & Çiçek, İ. (n.d.). Küresel Çip Krizinin Üzerine Detaylı Bir Analiz: Nedenler, Sonuçlar ve Ortaya Çıkan Fırsatlar .

Comments


Son Eklenenler

bottom of page